06 Ocak, 2014

Benzerleri tarafından nitelikleri sebebiyle üstün tutulan, beğenilen, önem verilen (kimse ya da şey)

Yeni doğmuş bir bebeği tebrik etmek için ziyarete gittiğinizde, çok fazla söyleyeceğiniz söz ve bulunabileceğiniz temenni yoktur aslında ebeveynlerine.
Hepsi güzeldir, değerlidir, güç ve gurur verir. Henüz duyamamış olsam da, şahidi olduğum bu ziyaretlerde beni en çok etkileyen, hayırlı bir evlat olması kadar "adı gibi yaşasın" dileğidir.
Bence Gözde, o bebeklerden biridir...

Her ortamda fark edilir, farkında olmadan bile kendini gösterir.
O vakur duruşunun yanında oldukça neşeli ve keyiflidir. Bir tiyatro seçmelerine katılabilecek kadar mimiklidir, ve her mimiğin hakkını verir.
Zarif ve narindir.
Beceriklidir. Tadı hala damağımda kalan patatesli omletin ustasıdır benim için.
Pratiktir. Artık tarzına uymayan ayakkabılarını verirken kardeşine en sempatik haliyle, beğendiği ayakkabıyı almaya çoktan karar vermiştir bile.
Yeteneklidir. Şarap ve votkayı karıştırınca Almanca bile konuşabilir
Hem zekidir hep yaratıcıdır. Evde bulunmasa da, kartona yapılacak bir proje ödevi için hep sakladığı poşetlerini kullanarak hem yoku var, hem yoktan var edebilir.
Sevimliliği yanında aynalarla hep barışık silüeti, ille de ince topuklu ayakkabı seçimi, nar çiçeği renginden vazgeçemediği ojeleri ile bir o kadar da dişidir.
Yin-yang misali, sizde olmayanı tamamlayan biridir.
Çabuk sadede gelenlerdendir. Önce dinler, sonra sadece bir kaç söz eder, kompozisyonlara eş değer.
Ketumluğu, belki de omuzlarında taşıdığı yükleri belli etmeyecek kadar boyu uzun olmasındandır, kim bilebilir.
Temkinli olduğu kadar cesaretlidir. Bir mat üzerinde derin bir nefesle ve tek ayak üstünde, zihin ve beden bütünlüğünü dengede tutabilir.
Hassas ve duygusaldır. Oğlu gibi sevdiği Ege'den yaşı kaç olursa olsun kendisine hep Gözdiş diye hitap etmesini isterken ki naifliği, hafızama kazıdığı anlardan biridir.
Arada, çok sevdiği bir Recep İvedik repliğidir. "Sinirliyim, agresifim ama perdelerimi kaldırınca kedi gibiyim."
En sevdiğim hali, tasviri mümkün olmayan o harika gülümsemesini duyabilmektir.
Tüm kuralları bozan, onu her an şaşırtan, varlığıyla doyuran, ruhunu okşayan, oto-kontrolünü bile arada bıraktıran Arya ile hayatının ikinci baharında, değişebilendir.
Onu, yaşayan bilir. 17 seneyi birlikte devirmiş olsanız bile hala çocukluk anıları yada ilk kalp çarpıntısı anlatılırken, "keşke daha önce tanışmış olsaydık" dedirtenlerdendir.

Anlatmakla bitmeyendir o aslında. Ama kısaca kimdir Gözde diye sorsalar bana:

Hep "kozasından her an çıkabilecek bir kelebektir, uzun geceler ve uyanılmak istenmeyen gündüzlerdir, cezbedendir, yokluğu hissedilendir, düşündürebilendir, gülümsetebilendir, kıymetlidir, her tonuyla mor renktir, tek taşla vurduğum iki kuştan biridir, adı gibidir, kardeşimdir" diyeceğim kişidir.